Kardiyolog Tülüce: Kolesterol ve Tansiyon Kalbi Etkiliyor

Kalp rahatsızlığının çeşitli türleri olduğunu söyleyen Tülüce, kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyona dikkat çekti.

Kardiyolog Tülüce: Kolesterol ve Tansiyon Kalbi Etkiliyor
04 Mart 2026 - 12:05

TUNAY AFYON-ÖZEL HABER / Yoğun çalışma temposu, stresli şehir yaşamı ve ekonomik sıkıntılar kalp sağlığını tehdit ediyor. 2025 yılında açıklanan araştırma sonuçlarına göre 30-45 yaş arası kişilerde görülen kalp rahatsızlıklarında 2010’dan beri yüzde 50 oranında bir artış yaşandı. Peki kalp rahatsızlıklarına karşı nelere dikkat edilmeli? Hangi önlemler alınmalı? Kardiyolog Doç. Dr. Selcen Yakar Tülüce, konuyla ilgili olarak Egeli Haber’e açıklamalarda bulundu. Kalp rahatsızlıklarının birden fazla türü olduğunu söyleyen Tülüce, “Kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun önemli bir payı vardır” dedi.

Nefes darlığı, çabuk yorulma ve çarpıntıya dikkat

Kardiyolog Doç. Dr. Tülüce, son dönemlerde artan ve ölümle sonuçlanan kalp rahatsızlıklarının birden çok türü olduğunu söyledi. “Kalp rahatsızlıkları başlığı altında kalp damar hastalıkları, ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları, kalp yetersizliği ve kalp kası hastalıkları gibi farklı hastalıklar olsa da aslında bu hastalıkların çoğunda benzer belirtiler vardır” diyen Tülüce, kalp rahatsızlıklarının yol yürümekle veya efor sarf etmekle olan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma, çarpıntı daha az sıklıkla bayılır gibi olma veya bayılma gibi belirtiler gösterebileceğini belirtti.

Kolesterol yüksekliği ile kalp damar hastalığına Akdeniz diyeti önerisi

Kardiyolog Tülüce, kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyona dikkat çekti. Kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun (kan basıncının normal değerlerin üstünde seyretmesi) önemli bir payı olduğunu aktaran Tülüce, hipertansiyonun önlenmesi veya kontrol altına alınması için günde 5 gramın altında bir tuz tüketimi önerildiğini ifade etti. Tülüce, kan basıncı yüksekliği olan hastaların şalgam suyu, turşu, tuzlu kuruyemişler, içeriğinde sodyum oranı yüksek olan maden suyu gibi besinlerden uzak durmaları gerektiğini söyleyerek, “Evde yapılan tencere yemeklerine fazla tuz atılmaması, zeytin ve peynir gibi kahvaltılıkların bir gün önceden suda bekletilip yemeden önce suda tekrar yıkanarak tüketilmesi veya az tuzlu peynir, lor gibi seçeneklerin tercih edilmesi önerilir. Tuzlu ev yapımı salça kullanılan hanelerde yemek yapılırken ilave tuz kullanılmaması ve salata, cacık, ayran tüketilirken tuz atılmaması önerilir. Potasyumdan zengin yiyecekler tuzun içindeki temel elementlerden olan sodyumun etkisini azaltacağından muz, avokado, ıspanak ve/veya fasulye gibi besinlerin tüketilmesi bu hasta grubu için önerilir. Şekerli içeceklerden ve aşırı karbonhidrat tüketilmesinden uzak durularak kilo alınmaması da tansiyon değerlerinin kontrolünde önemlidir” diye konuştu. Kolesterol yüksekliği ile kalp damar hastalığında Akdeniz diyetinin faydalı olduğunun bilimsel olarak ispatlandığını ifade eden Tülüce, “Bu diyet sebze, meyve, tam tahıl ve sızma zeytin yağının her gün tüketildiği; bakliyat, kuruyemiş, balık ve deniz ürünlerinin haftanın üç günü tercih edildiği bir diyettir. Kırmızı et tüketiminin haftada bir günü geçmemesi önerilir. Orta miktarda doğal peynir ve yoğurt tüketimi önerilirken; şekerli içecekler, tatlılar veya tereyağı tüketimi ise neredeyse hiç önerilmez. Bu diyette ana yağ kaynağı zeytin yağı, omega-3 yağ asitleri gibi doymamış yağlardır. Akdeniz diyeti; kalp krizi, inme (felç) riskini, bazı kanser türlerinin gelişim riskini azaltır ve bağırsak florasını destekler. Diyette bulunan sağlıklı doymamış yağ asitleri de beyin sağlığını destekler ve iltihaplanmaya karşı da etkilidir” ifadelerini kullandı.

“Kalp rahatsızlığı olanlar oruç tutmaktan kaçınmalı

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayında kalp rahatsızlığı olan kişilere de tavsiyelerde bulunan Tülüce,  kalp rahatsızlığı olan hastaların Ramazan'dan önce hekimleri ile görüşerek tıbbi tavsiye almaları ve oruç tutabilecek olanların ilaç tedavilerinin zamanlaması ve doz ayarlamalarının hekimleri tarafından yapılması gerektiğini belirtti. Tülüce, “Son 3 ay içinde kalp krizi geçirmiş hastalar, son 3 ay içerisinde kalp damarına balon/stent uygulanmış olan hastalar Ramazan ayı boyunca oruç tutulması durumunda susuz kalınmasına bağlı takılan stentin içinde oluşabilecek pıhtılaşma riski nedeniyle oruç tutmaktan kaçınması gerektiğini vurgulayarak, “Kronik böbrek hastalığı ve koroner arter hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon, ileri evre kalp yetersizliği, son 6 ayda kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış öyküsü olanlar, ciddi kapak hastalığı, akciğer basıncında ciddi artış olan hastaların oruç tutmaları önerilmez” ifadelerini kullandı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle idrar söktürücü ilaç kullananlarda böbrek fonksiyonlarının bozulmaması için muhakkak doz ayarlamaları yapılması gerektiğini aktaran Tülüce, “Hekimleri tarafından oruç tutmalarında bir sakınca bulunmayan hastaların Ramazan ayının özellikle ilk başlarında mutlaka tansiyon takiplerini düzenli yapmaları ve tansiyonlarının düşük ya da yüksek seyretmesi durumunda hekimlerine tekrar başvurmaları önerilir. Metal protez kapağı veya aritmi nedeniyle warfmadin kullanan hastaların İNR tahlilleri sıklaştırılmalı ve diyet uyumuna dikkat edilmelidir. İftar sonrası aşırı yemek yenmemeli; ağır, çok tuzlu, aşırı karbonhidratlı beslenmeden kaçınılmalı; yeterli sıvı alınmalıdır. Kalp yetersizliği ve hipertansiyon hastaları meyan kökü tüketmemelidir. Egzersiz iftardan sonra veya sahurdan önce yapılmalı, gün içerisinde ağır fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum